« Önceki | Sonraki »

22/6/2009

Olağandışı bir aşk öyküsü.


Moses Mendelssohn hiç yakışıklı bir adam değildi. Çok kısa boylu olmasının yanı sıra, çok garip bir kamburu vardı.
Moses Mendelssohn, günün birinde Hamburg’da yaşayan bir işadamını ziyaret etti. İşadamının, Frumtje adında çok güzel bir kızı vardı. Moses, bu kıza umutsuz bir aşkla tutuldu. Fakat güzel kız onun çirkin görüntüsünden ürkmüştü. O nedenle, değil onun sevgisine karşılık vermek, yüzüne bile bakmak istemiyordu.
Ayrılma zamanı geldiğinde Moses, güzel kızın üst kattaki odasına çıktı ve tüm cesaretini toplayarak onunla son kez konuşma girişiminde bulundu. Kızın güzelliği öylesine olağan üstü idi ki, bir an için onun cennetten geldiğini bile düşündü. Fakat, kızın başını kaldırıp da yüzüne bakmamaktaki direnci, Moses’ i çok üzdü.
Güçlükle başarabildiği konuşması sırasında çirkin aşık, bu güzel kıza bir soru sordu:
“Evliliklerin kutsal bir özelliği olduğuna inanır mısın? Dedi.
Moses, bir an bile duraksamadı:
“Evet, ben de inanırım” dedi ve ekledi. “Biliyor musun her erkek çocuk doğduğunda Tanrı, onun evleneceği kızı belirlermiş. Benim doğduğumda da, benim evleneceğim kızı belirlemiş ve bana senin karın kambur olacak demiş. O zaman ben bir istekte bulunmuştum Tanrı’dan.‘ Tanrım, kambur bir kadın trajedi olur. Lütfen onun kamburunu bana ver onu güzel bir kadın yap’ demiştim.”
Moses’ in bu sözlerinden sonra Frumtje gözlerini yerden kaldırdı, onun gözlerinin içine baktı ve elini uzatıp, Moses’ in elini tuttu.
Ve daha sonrada onun sevgili eşi oldu.
Bu anlattığımız bir “peri masalı” değil, ünlü Alman besteci Mendelssohn’ un büyükbabası ile büyükannesinin evlenmesinin öyküsüdür.
 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır